BÜYÜK BTS PROJESİ (!)

                                                  


     Genellikle çevremdeki insanlar eskiden ne kadar çok K-drama izleyen ya da K-pop müzik dinleyen birisi olduğumu bilir. Fakat uzun süredir gerçekten takibi bırakmış biriyim; ne eskisi kadar Kore pop gruplarını takip ederim ne de isimlerini bilirim. Ancak sanıyorum ki hiç takip etmeyen kişi bile BTS (Bangtan Boys) grubunu bilir. Hatta geçenlerde instagramda dolaşırken tuhaf ama bir o kadar da komik olan bir videoya denk gelmiştim. 45-50 yaşlarında olabilecek beyefendilerimiz bile genç kızları sayesinde artık bu grubu biliyor ve dinliyor. Açıkçası BTS'in bu derece tanınmasına şaşırmıştım. Çünkü gerçekten bu grubun hitap ettiği topluluk daha çok ortaokul ve üniversite arasında olan gençlerdir.  
  
  Lafı fazla uzatmadan konuya girmek istiyorum. Bir arkadaşım son zamanlarda Türkiye'de BTS hakkında çıkan haberleri görmüş ve bana blogda bu konu hakkında yazmak ister misin diye sordu. Az önce dediğim gibi aslında K-pop'u ve gruplarını takip etmeyeli çok uzun yıllar olmuştu, ancak haberlerin içeriğini merak ettiğim için bir araştırma yaparak yazmayı kabul ettim. Bana göre o haberleri yapanların derdi kesinlikle ne BTS ne de K-POP! İsterseniz size kısaca bahsedeyim. Haberin içeriğine göre bu BTS denilen arkadaşlar tamamen bir proje ve amaçları ise hitap ettikleri Z neslini eşcinselliğe, cinsiyet kimliksizliğine itmek. İddialarını desteklemek için ise BTS grubunun iki kez Ellen Show'a katılmasını sebep gösteriyorlar çünkü programın sunucusu olan Ellen DeGeneres'in eski eşi bir kadındır. Haberi biraz daha okumaya devam ettiğinizde ise zaten dertlerinin asla BTS olmadığını çok rahat bir şekilde anlıyorsunuz. Amaçları tamamen LGBTİ bireyleri sanki bir uyuşturucu gibiymişcesine lanse ettirip ebeveynlerin çocuklarını bu kişilerden korumaları gerektiği mesajını vermek. Haberleri okurken gerçekten tek kelime ile utandım! Çocuklarımızı bu bireylere karşı insani ve barışçıl duygular ile yetiştirmemiz gerekir, gerekir ki LGBTİ bireyleri de toplumumuza kazandırabilelim. Bu tarz haberleri yapmak yerine keşke saygı duymayı öğrenseniz! İnsanlara saygı duymayı, insanların yasamlarına saygı duymayı, insanların hayat felsefelerine saygı duymayı, insanların tercihlerine, her konuda olan tercihlerine saygı duymayı, insanların dinine, diline, ırkına, cinsel kimliğine saygı duymayı öğrenseniz. EN ÇOK DA İNSAN HAKLARINA SAYGI DUYMAYI ÖĞRENSENIZ! Kadınlara saygı duyma gerekliliğinizden bahsetmiyorum bile çünkü nedense haberin son bölümü de insanı son derece rahatsız edecek bir seviyede. Bu toplumu kine ve düşmanlığa itmeye çalışan zihniyet sağ olsun kadın haklarının korunması için olan "İstanbul sözleşmesi"ne de değinmeden edememiş. Neymiş sözleşmede "eş" kelimesi yerine "partner" kelimesi kullanılıyormuş. Sizi bilmiyorum ama bu kelime bana art niyet aranması gereken bir şeymiş gibi gelmiyor. Kadın eşinden de şiddet görür, abisinden de babasından da annesinden de kardeşinden de arkadaşından da HATTA PARTNERİNDEN DE! Bu yüzden sözlesmedeki partner kelimesi bana göre az bile... 
Çok merak ediyorum acaba yapılan bu haberler de bir nevi şiddete girmiyor mu?  Ya da toplumu ayrımcılığa itelemek olmuyor mu? 

  Her şey bir kenara, gerçekten LGBTİ bireylerin ülkemizde herkes gibi hak ettiği yaşam kalitesine en kısa zamanda ulaşması gerekirken, hala bu zihniyetteki insanları görmek çok üzüyor. Sanki memleketin düzeltilmesi gereken tek konusu bu kalmış gibi bir de bazı mecralara sesleniyorlar! Çocukları koruyacaksak önce tacizcilerden, tecavüzcülerden, sapıklardan koruyalım. Her sene kaç küçük çocuk tacize, tecavüze mazur kalıyor ya da öldürülüyor kim bilir... 

Son olarak: 

" YARATILANI SEVERİM YARADAN'DAN ÖTÜRÜ. "  demiş Yunus Emre ne güzel de demiş...